Ana Mendieta: Yaşam ve Ölüm Arasında

Ana Mendieta, Küçük yaşlarda Küba’daki ailesinden ayrılarak Amerikalı bir aileye mülteci evlatlık olarak gitmiş, bu durumun bir getirisi olarak hayatı boyunca anne, yer, kimlik, aidiyet ve ev kavramlarından kopuk yaşamıştır. Sanatçı, bu acısının karşılığını ürettiği performans, fotoğraf ve film çalışmalarında bulmuştur Cinsiyet, ırk ve coğrafya temelli farklılıklar arasındaki şiddet üzerine bir estetik kaygı oluşturmuş, bu bağlamda uyarıcı işler üretmiştir. Üretimleri, kayıtsızlığa karşı bir biçim oluşturmuştur. Çalışmaları yalnızca doğmuş olduğu kavramsal perspektiften değil, içerdiği kavramların kendi bedenine fiziksel ve ruhani etkileri de göz önünde bulundurularak da okunmalıdır.

Untitled (Rape Scene) 

İsimsiz (Tecavüz Sahnesi)


Ana Mendieta’nın bu işi, belden aşağısı sıyrılmış ve masanın üzerine eğilmiş sanatçının performansı ve bu performansın renkli bir fotoğrafından oluşur. Görüntüde, Kalçalarından aşağıya kanlar akar ve karanlık zeminde, ayaklarının yanında kısmen bir kan birikintisi görülür. Sahne, dramatik bir biçimde aydınlatılmış ve bu sayede kalçaları ve vücudunun yarısı ön plana çıkmıştır.


Mendieta, Hans Breder'in Intermedia Sanat kursuna kaydolurken, acımasızca tecavüze uğrayan ve öldürülen Sara Ann Ottens adlı arkadaşına ithafen, erkek şiddetini ifade eden bir performans gerçekleştirmiştir. Kurstaki öğrencileri ve profesörleri odasına davet etmiş, kapısından içeri giren ziyaretçileri oturma masasına bağlı, kanlı, çıplak duruşuyla karşılaşmıştır. Mendieta yaklaşık 1 saat bu pozda dururken, izleyiciler oturmuş ve Mendieta hakkında konuşmaya başlamıştır.

Untitled (Blood and Feathers #2)

İsimsiz (Kan ve Tüyler # 2)


İsimsiz (Blood and Feathers # 2), sanatçının yüksek lisans öğrencisiyken gerçekleştirdiği performansı belgeleyen 35mm slaytların eşlik ettiği üç buçuk dakikalık bir filmidir. Sanatçı, bir derenin önünde çıplak bir şekilde, bir şişeden önüne akan kanla beraber doğrudan kameraya bakar. Ardından arkasına uzanır, kalan kanı sırtına döker ve boş şişeyi kenara atar. Daha sonra bir beyaz tüy yığınının içine düşer ve kanlı haliyle yavaşça etrafta yuvarlanır. Film, Mendieta'nın yavaşça ayakta durması ve kolları kanatlara benzeyecek şekilde bükülmesiyle sona erer.

Çalışması, oluşturduğu atmosferle dini ritüelleri andırırken, kullandığı kan, yetiştirildiği Katolik din ayinlerinin merkezinde yer alan bir öğedir. Hayvan kurbanları ise sanatçının ilham aldığı bir Afro-Karayip dini olan Santeria'nın hayati bir parçasıdır. Kan ve Tüyler, kan akıtmanın arınma anlamına geldiği inançlara adanmışlar tarafından sıklıkla uygulanan kendi kendini kamçılayan çileci bir yenilenmeye işaret eder. Aynı zamanda, bir hayat feda edildiğinde, daha saf bir hayatın ortaya çıkabileceği fikrini sunar. Sanatçının bu performansı ruhsal bir varoluşa gönderme yapan bir ritüel gibidir adeta.

Untitled (Siluetas Series)

İsimsiz (Siluetas Serisi)


Sanat Eseri hakkında; "Kendimi beni üreten unsurların içine attım." ifadelerini kullanan Mendieta’nın, duyguyu belki de en iyi ifade ettiği çalışması Siluetas serisidir. Sanatçı, bu çalışmasında Meksika La Ventosa sahilinde vücudunun bir kalıbını oluşturmuş ve içini kırmızı tempera ile doldurmuştur. Gelgit yükseldikçe ve okyanus dalgaları Mendieta’nın orada kalan izinin üzerinden geçtikçe şekil yavaş yavaş aşınmış ve nihayetinde bulunduğu yerde hiçbir renk kalmayana kadar denize yayılmıştır.

Mendieta’nın bu çalışması, orada olmayan sanatçının temsili olarak beliren ize ve dolaylı yoldan sanatçının varlığına dair tüm kanıtları silip süpüren bir süreç içinde oluşmuştur. Sanatçının orada olmayışının yarattığı boşluk onun temsiline dönüşmüşken, bu boşluğun kalmamasıyla, temsil de ortadan kalkar. Geriye sanatçının yerini dolduracak hiçbir şey bulamayız. Sanatçının bu performansı, yaşam, ölüm, ve yeniden doğuma dair izler barındırır.

Comments

Popular Posts